PISA 2015 _ Eğitim Sistemimiz Alarm Vermeye Başladı

PISA 2015 sonuçlarını çoktan almış , yer alan detaylı raporun hangi bölümünü çarpıcı olarak sitemde almaya karar verememiştim. Bu kısmı düşünürken ilginç kısmı PISA haberini ilk bana bildirmeleriydi.  Akademisyen arkadaşlarım , öğrencilerimin anneler/babaları ve yakın arkadaşlarım ile  PISA 2015 ile birlikte Eğitim sistemimizin gerçekten çöktüğünü , geçen senelerde yapmış olduğum analizlere hak verdiklerini söylediler.

Sonra halktan PISA 2015 duymaya başladım ki , gerçekten şaşırdım. Eğtiimdeki kötü gidişatı haber yapmaktaki cesarete mi yoksa herkesin bu konuda hem fikir olmasına mı şaşrdım , bilemiyorum.

PISA nedir ? 

Bilmeyenler için PISA ‘nın anlamını ve detaylarını ilgili yazımda bulabilirsiniz. Bu yazıda içerikten,amaçlara kadar her türlü bilgi var.

PISA nedir? 
Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma projesidir.

PISA Projesi’nin amacı nedir?
PISA’nın temel amacı, gençlerimizi daha iyi tanımak; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymaktır.

PISA Projesi neyi ölçmektedir?
PISA Projesi’nde zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; Matematik okuryazarlığı, Fen Bilimleri okuryazarlığı ve Okuma Becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır.
PISA projesinde kullanılan “okuryazarlık” kavramı, öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanmaktadır.

PISA Projesi kimler tarafından yürütülmektedir?
PISA Projesi; kısa adı OECD olan “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü”nün bir eğitim projesidir. Bu proje, OECD Eğitim Direktörlüğü’ne bağlı olan PISA Yönetim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Projede kullanılan testlerin ve anketlerin geliştirilmesi, analizlerinin yapılması, uluslararası raporun hazırlanması gibi işlemler, PISA Yönetim Kurulu gözetiminde belirlenen bir konsorsiyum tarafından yapılmaktadır.
PISA’nın ulusal düzeyde çeviri ve uyarlama işlemlerinin yapılması, projenin uygulanması, analizlerin yapılması ve ulusal raporun hazırlanması gibi işlemler ise projeye katılan her ülkede belirlenen ulusal merkezler tarafından gerçekleştirilmektedir.

PISA  testi her üç yılda bir yapılıyor.

2016 ; 

PISA’ya Türkiye’deki 187 okuldan 5 bin 895 öğrenci katıldı..

Uluslararası eğitim değerlendirme testi , 72 ülke ve ekonomik bölgede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapıldı. Bu 72 ülke ve ekonomik bölgeden 35’ini Avrupa Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) ülkeleri oluşturuyor. Türkiye 72 ülke arasında 50. sırada yer alırken, önceki testlere göre de performansı geriledi.

OECD’nin 35 ülkesi arasında  34. sırayız.. Bizden kötü tek bir ülke var — Meksika.

İlgili haberde de ilginç tespitler yapılmış.

7

Araştırmanın sonuçlarına göre, Singapurlu öğrenciler matematik, bilim ve okumada en yüksek notları alarak en başarılı öğrenciler oldu. Japonya, Estonya, Finlandiya ve Kanada da 35 OECD ülkesi arasında en başarılı ülkeler oldu. Türkiye ise en alt sıralarda yer aldı.

Şimdi çarpıcı bir grafik getireceğim. Geçmiş yıllarda 2 karşılaştırma için vardı , şimdi El Cezire 5 yıl için yapmış . Eğitim sisteminin son 15 yılda sabit kalıp , gerilediğini görebiliyoruz. 2006 ‘da sınava girenler şu an üniversiteyi bitirip işe başladılar. 

Grafik: El Cezire

Grafik: El Cezire

BİLİM:

OECD ülkelerinde eğitim gören öğrencilerin yüzde 7.7’si bilim konusunda testte en yüksek sonuçları aldı. Singapur’da 4 öğrenciden 1’i, Tayvan, Japonya, Finlandiya’da 7 öğrenciden 1’i de bu seviyede. Bu göstergeler o ülkelerin hırslarını gösteriyor bence. 

  • 20 ülkede ise öğrencilerin sadece yüzde 1’inden azı en yüksek notları aldı. Bu ülkelerden biri de Türkiye. Türkiye’de bu oran yüzde 0,3 seviyesinde. *
  • Finlandiya, kız öğrencilerin bilimde erkek öğrencilerden daha başarılı olduğu tek ülke.
  • OECD ülkelerinde erkek öğrencilerin yüzde 25’i, kız öğrencilerin yüzde 24’ü ileride bilim ile ilgili bir işte çalışmak istediğini söylüyor. *
  • Kız öğrencilerin çoğu sağlık sektöründe çalışmak istediğini belirtirken, erkek öğrencilerin çoğu ise bilişim ve iletişim teknolojilerin ya da mühendislik alanında çalışmak istiyor.

2

MATEMATİK:

  • Singapur, Hong Kong (Çin), Makao (Çin) ve Tayvan matematik konusunda başı çekiyor.
  • Japonya’daki öğrencilerin performansı ise OECD ülkeleri arasında en iyisi.
  • Türkiye’deki öğrencilerin matematik testindeki başarı ortalaması OECD ülkeleri ortalamasının altında.
  • Türkiye’nin başarı seviyesi Birleşik Arap Krallığı, Şili, Moldova, Uruguay, Karadağ, Trinidad ve Tobago, Tayland ve Arnavutluk ile benzerlik gösteriyor.

Grafik: El Cezire

Grafik: El Cezire

OKUMA:

Singapur, Hong Kong (Çin), Kanada ve Finlandiya okumada en iyi performansı gösteren yerler oldu. İrlanda, Estonya, Güney Kore, Japonya ve Norveç de OECD ortalamasının üzerinde kalırken, 41 ülke OECD ortalamasının altında kaldı. OECD ülkeleri arasında Kanada ve Finlandiya başı çekiyor, Türkiye ve Meksika ise en sonda yer alıyor.

 

OECD 2016 RAPORU: ÖĞRENCİLERİN PERFORMANSI NİYE DÜŞÜYOR?

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri başta olmak üzere, dünya ekonomisinin yüzde 80’ini temsil eden 64 ülkedeki 15 yaş grubu öğrencilerin eğitim durumu incelendi ve 2012’de yayımlanan PISA sonuçlarını öncekiler karşılaştırarak bir 2016 Şubat ayında rapor hazırladı.

PISA sınavındaki Matematik sonuçlarına  baktığımızda Türkiye’nin Matematik okur-yazarlığı konusunda ne kadar geride kaldığını üzülerek görmekteyiz.

ZEKA DEĞİL SİSTEM VE YÖNTEM PROBLEMİ VAR!

OECD raporunu değerlendiren Hacettepe Üniversitesi Matematik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Tercan, matematik öğretiminde zeka problemi değil sistem ve yöntem problemi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Tercan sözlerini şöyle sürdürdü,

MÜFREDAT, ÇOCUĞUN DÜNYASINA HİTAP ETMELİ!

15 yaş grubu öğrencilere yaşlarının üstünde matematik eğitimi veriliyor. Matematikte öğrenciye her şeyi bir anda verelim anlayışı var. Her şeyi verelim derken öğrenciye gıdım gıdım matematik veriyoruz. Öğrenci de bunun altından kalkamadığı için matematikten soğuyor. Çocuklarımız zeki ancak müfredat hafifleştirilerek çocuklar için daha sevimli hale getirilmeli. Öğrencinin daha kolay anlaması için matematik görselleştirilmeli. Müfredat çocuğun dünyasına hitap etmiyor, matematiği çocuğun dünyasına hitap edecek şekle getirmek gerekiyor. Ağır bir matematik müfredatı yerine yaş grubuna göre eğitim yapılmalıdır.

Türkiye kırmızı renkte

Genel sıralamada ise, dengeli bir çoğunlukta, Kanada, Danimarka, Estonya, Hongkong (Çin), ve Macao (Çin)’lu öğrenciler “mükemmel” derecede sonuç elde ettiler. Çek cumhuriyeti, Yunanistan, Macaristan, Yeni Zelenda ve Slovakya’da ise öğrenclerin genel performansı en çok düşen ülkeler oldu.

Eğitim haritasında Türkiye, Cezayir, Tunus, Malta, Yunanistan, Doğu Avrupa ülkeleri, Brezilya, Peru, Kolombiya, Birleşik Arap Emirlikleri, Tayland ve Endonezya ile birlikte en alt seviyeyi belirleyen kırmızı renkte gösterildi. 

Türkiye, kız-erkek öğrenci eşitiği OECD ortalamasını yakaladığı ise tespit edildi. (Tek iyi haber bu olsa gerek)

“ÖĞRETMENLERİN DE KENDİLERİNİ GÜNCELLEMESİ GEREKİYOR”

Öğretmenlerin de matematik öğretirken kendilerini güncellemesi gerekiyor. Derste kitabı anlatır geçerim mantığına son verilmeli. Çocuklar oyun hamuru gibidir, dillerinden konuşarak eğitim verilmeli. Öğrenci Türkçe, fen öğretmeninden korkmaz ama okulun en sevecen öğretmeni de olsa matematik öğretmeninden korkar. Çünkü karşısında yaş grubuna uygun olmadığı için yapamadığı bir matematik var.”

Kendi Düşüncem ;

Kendi eğitim sistemimizi ( 4 + 4  + 4 , Ezbere dayalı , Rant dünyasına açılan  vs…) yaratmayı bir kenara bırakıp ,  Eğitim Bakanlığındaki kişileri veya düşünce sistemini masaya yatırıp  , hızla başarılı ülkelerle  kıyaslama ile  yol almamız gerekir .

Dil bilen, iyi eğitimli, teknolojiyle, bilimle, matematikle sorunu olmayan gençler yetiştiremezsek..

Demokrasinin,hukukun  adı olur, kendi olmaz..

PISA’da yüksek performans gösteren öğrenci oranı yüzde 1.6..Düşük performans gösterenlerin oranı yüzde 31.2. , bu oranı ne zaman tepetaklak yaparsak , iyi yola girmişiz demektir.

Not : OECD nin farklı araştırmaları da var . İlginizi çekebilir. 

Kaynaklar :

https://www.oecd.org/pisa

https://www.oecd.org/pisa/pisa-2015-results-in-focus.pdf

http://www.keepeek.com/Digital-Asset-Management/oecd/education/pisa-2015-results-volume-i_9789264266490-en#page401

https://www.oecd.org/education/singapore-tops-latest-oecd-pisa-global-education-survey.htm

https://www.compareyourcountry.org/pisa/country/tur

http://www.egitimpedia.com/pisa-2015-sonuclari-turkiye-72-ulke-arasinda-50-oldu-okumada-2006nin-bile-gerisine-dustu/

http://www.egitimpedia.com/pisa-2015-sonuclari-singapur-egitimde-dunya-birincisi/

PISA Amacı ve PISA 2012 Değerlendirmesi Raporu

Kızımı/oğlumu özel okula mı göndersem , dersaneye göndermeyip özel ders mi aldıırsam ? Hangi kursları aldırsam acaba? Soruları her sene duymaya devam edeceğim. Çünkü belirsiz , sınırları olmayan ve daha da kötüsü bir hedefi olmayan eğitim sistemi içerisinde , öğrencilerin müşteri olarak algılandığı bir sektörde anne/baba ve performansa tabii olmayan öğretmenlerin (sisteme bağlı olarak) bu soruların cevaplarını bulamayacaklar.

Eğitim sistemini burada tartışmayacağız.

TUSİAD ve TÖDER (Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği) 2012 yılı PISA testi için yaptığı çalışmanın girişindeki sorulara beraber yanıt arayacağız.

1)Gençlerimizin beceri seviyesi dünya liginin neresinde ve son 10 yılda hangi alanlarda ne denli başarı kaydettik?

2)PISA verileriyle zirveye çıkan ülke ve ekonomiler eğitim alanındaki başarılarını nasıl kaydetti?

3)PISA verilerini kullanarak başarılı bir şekilde eğitim reformu yapan ülkeler hangi tecrübelerden geçti?

4)Önümüzdeki dönemde gençlerimize dünya ile rekabet edebilecek donanımları kazandırmak için eğitim sistemimizde hangi reformları niçin ve nasıl yapmalıyız?

Sorulara yanıt aramadan önce PISA sistemini açıklayalım. Sonra soruları yanıtlayalım.

PISA nedir? 
Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” olan PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma projesidir.

PISA Projesi’nin amacı nedir?
PISA’nın temel amacı, gençlerimizi daha iyi tanımak; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymaktır.

PISA Projesi neyi ölçmektedir?
PISA Projesi’nde zorunlu eğitimin sonunda örgün eğitime devam eden 15 yaş grubundaki öğrencilerin; Matematik okuryazarlığı, Fen Bilimleri okuryazarlığı ve Okuma Becerileri konu alanlarının dışında, öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler toplanmaktadır.
PISA projesinde kullanılan “okuryazarlık” kavramı, öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanmaktadır.

PISA Projesi kimler tarafından yürütülmektedir?
PISA Projesi; kısa adı OECD olan “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü”nün bir eğitim projesidir. Bu proje, OECD Eğitim Direktörlüğü’ne bağlı olan PISA Yönetim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Projede kullanılan testlerin ve anketlerin geliştirilmesi, analizlerinin yapılması, uluslararası raporun hazırlanması gibi işlemler, PISA Yönetim Kurulu gözetiminde belirlenen bir konsorsiyum tarafından yapılmaktadır.
PISA’nın ulusal düzeyde çeviri ve uyarlama işlemlerinin yapılması, projenin uygulanması, analizlerin yapılması ve ulusal raporun hazırlanması gibi işlemler ise projeye katılan her ülkede belirlenen ulusal merkezler tarafından gerçekleştirilmektedir.

PISA Projesi hangi okullarda uygulanmaktadır?
PISA Projesi kapsamında geliştirilen başarı testleri ve anketleri, ülkemizde Nisan ayı içerisinde uygulanmaktadır. Projeye katılan ülkelerde; örgün öğretimde kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu tüm okullar (İlköğretim, Genel Lise, Anadolu Lisesi,  Fen Lisesi, Meslek Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Çok Programlı Liseler, Özel Okullar vb.) PISA Projesi’ne katılabilir.

Ülkemizin bu projeye katılma amacı nedir?
Küreselleşen dünyamızda, eğitim alanında yapılan ulusal değerlendirme çalışmalarının yanı sıra, uluslararası düzeyde konumumuzu belirlemek amacıyla eğitim göstergelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle belirli referans noktalarına göre ülkemizin eğitim alanında hangi düzeyde olduğunun, giderilmesi gereken eksikliklerin ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesidir. Ülkemiz de OECD üyesi olarak, eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla bu projeye katılmaktadır.

PISA Projesi ne zamandan beri uygulanmaktadır? Ülkemiz bu Projeye hangi yıldan beri katılmaktadır? 
PISA Projesi 2000 yılında uygulanmaya başlamıştır. Üçer yıllık dönemler hâlinde uygulanan projeye ülkemiz, ilk kez 2003 yılında katılmıştır.

PISA Projesi’nde hangi soru türleri kullanılmaktadır?
PISA Projesi’nde; çoktan seçmeli, karmaşık çoktan seçmeli, açık uçlu, kapalı uçlu gibi değişik soru türleri kullanılmaktadır.

PISA Projesi’ne katılan okul ve öğrencilerin seçiminde hangi yöntemler kullanılmaktadır?
PISA Projesi’ne katılacak olan okul ve öğrencilerin seçim işlemi, OECD tarafından tesadüfi (seçkisiz) yöntemle belirlenmektedir.

PISA Projesi nasıl uygulanacaktır?
Öğrenciler, Bilgisayar Tabanlı Değerlendirme uygulamasının ardından anket uygulamasına katılacaktır.

PISA Projesi’nin sonuçları nerede ve nasıl kullanılacaktır?
PISA Projesi’nden elde edilen sonuçlar ulusal bir rapor hâlinde düzenlenmektedir. Bu sonuçlar, eğitim-öğretim programlarının geliştirilmesinde karşılaşılan eksiklerin giderilmesinde ve eğitim alanında yapılan araştırmalara kaynak olarak kullanılmaktadır.
PISA 2012 uygulamasının sonuçları, OECD sekreterliği tarafından Aralık 2013’te açıklanmıştır ve http//www.pisa.oecd.org adresinden yayınlanmıştır. Ayrıca ülkemize ait sonuçlara ilişkin Ulusal Ön Rapor’a da “Raporlar” sekmesinden ulaşabilirsiniz. (Kaynak , Diğer kaynak )

PISA testi örneklerini İngilizce olarak  burada  bulabilirsiniz.Problem çözme , matematik soruları , bilgisayar tabanlı sorular , okuma ilgili sorulara linkleriyle birlikte yazının sonunda bulacaksınız.

1)Gençlerimizin beceri seviyesi dünya liginin neresinde ve son 10 yılda hangi alanlarda ne denli başarı kaydettik?

Tüm derslerin kıyaslaması raporda yer alıyor , ben en önemli olan matematik dersine dikkat çekeyim.

PISA’da matematik alanında soruların zorluk derecesine göre, “1. Düzey Altı – Düzey 6” arasında 7 yeterlik düzeyi belirlenmiştir. En basit sorulara dahi cevap veremeyen öğrenciler 1. düzey altı grubunda sınıflandırılırken, en karmaşık ve zor olan soruları yapabilen öğrenciler 6. düzeydedirler.

Şekil 1’de görüldüğü gibi, matematik alanında birinci sırada yer alan Şangay-Çin’de öğrencilerin %30,8’i 6. düzeyde ve %24,6’sı 5. düzeyde performans göstermişlerdir. Her iki düzeyde toplam %55,4’lük bir orana ulaşarak, öğrencilerinin yarısından fazlası en üst düzeylerde yer almıştır. Türkiye’de ise öğrencilerin %67,5’i 2. düzey ve altında becerilere sahiptir. Türkiye’de öğrencilerin sadece %1,2’si en üst düzey olan 6. düzeyde performans gösterebilmiştir. Türkiye’de yoğunluk 1. ve 2. düzey seviyesindedir. OECD ortalamasında, en fazla yoğunluk 2. ve 3. düzeyde toplanmıştır (%22,5 ve %23,7). Türkiye’de 1. düzey altı ve 1. düzeyde yer alan öğrencilerin yüzdesi, OECD ortalamasının çok üstündedir (sırasıyla %7,5 puan ve %11,5 puan fark). Şangay-Çin’deki öğrencilerinin sadece %0,8’i 1. düzey altında ve %2,9’u 1. düzeyde yer almıştır.

sx

Bu tablo Fen Bilimerinde de benzerdir. Araştırmada detay çalışma yapılmış.

Bu sonuçlar, Türkiye’de 15 yaş grubu öğrencilerin çoğunluğunun fen alanında sahip olduğu bilgi ve becerilerin, en temel yeterlik seviyesinde olduğunu, bu yaş grubu öğrencilerimizin yüzdesel olarak hiç birinin 6. düzeyde yer alamadığını, sadece %1,8’inin 5. düzeyde yeterliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar da açıkça, bilimsel düşünce ve bilimsel düşünce için gerekli bilgi ve becerileri öğrencilerimize kazandıramadığımızı işaret etmektedir.

 

dd

Şekil 3’te görüldüğü gibi, okuma becerisi alanında, diğer iki alanda olduğu gibi birinci sırada yer alan Şangay-Çin’de öğrencilerin %3,8’i 6. düzeyde ve %21,3’ü 5. düzeyde yer alırken, Türkiye’de öğrencilerin sadece %0,3’ü 6. düzeyde ve %4,1’i 5. düzeyde yer alabilmiştir ki bu oranlar, OECD ortalamasının altındadır. Kendi dilimizi bile okullarda öğrenemediğimizin açıkça kanıtı. 

2)PISA verileriyle zirveye çıkan ülke ve ekonomiler eğitim alanındaki başarılarını nasıl kaydetti?

Açıkçası raporu okurken ben de şaşırdım. Çünkü bu konuda Finlandiya’nın sistemi yıllardır örnek gösterilirken ASYA mucizesinin ön plana çıkması gerçekten şaşırtıcıdır.

Detayları yine rapordan okuyabilirsiniz , ben önemli kısımlardan bahsedeceğim.

Asya mucizesi olarak gösterilen ülkelerle Finlandiya’nın ortak özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Öğretmen yetiştiren kurumlarının kalitesi ve başarısı

2. Öğretmenlik mesleğinin profesyonellik algısı ve kültürü

3. Hizmet içi öğretmen eğitimlerinin başarısı

4. Matematik ve fen eğitiminin iyileştirilmesi için farklı uygulamaların geliştirilmesi

5. Öğretmenlerin bu meslekte devamlılığı.

 

3)PISA verilerini kullanarak başarılı bir şekilde eğitim reformu yapan ülkeler hangi tecrübelerden geçti?

Bu madde gerçekten iyi analiz edilmiş.

Son yıllarda PISA’da çok başarılı olan Singapur ve Güney Kore gibi ülkelerin başarısını araştırdığımızda onların da geçmişte başarılı örneklerden dersler çıkardığını görüyoruz. Örneğin Singapur PISA 2009 sonrası yapılan OECD politika değerlendirmesinde Finlandiya’nın başarısız öğrenci ve okulları belirleyip destek programı oluşturmasını kendisine model almış ve bu yöntemle öğrenci başarısını çok ciddi bir şekilde artırmıştır (Breakspear, 2012). PISA’da uzun vadede belki de en başarılı ülke kabul edilen Güney Kore’nin zirvede kalmak ve yeni reformları veriye dayalı olarak yapmak konusundaki hassassiyeti de bu anlamda dikkate değer bir örnek sunmaktadır. Örneğin Güney Kore kendisinden görece daha başarısız olan ülkelerin iyi uygulamalarını da kendine adapte etmekten geri kalmamaktadır. PISA 2009’un ardından yapılan değerlendirmede Güney Kore okuma becerisindeki görece düşük puanını artırmak için bu alanda özellikle üst düzey becerileri öğrencilerine daha iyi kazandıran Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ülkeleri incelemiştir. Aynı şekilde yapılan tüm PISA sınavlarında en başarılı ülkeler arasında yer alan Japonya, PISA 2003’ün ardından PISA testindekilere benzer soruların yer aldığı bir sınavla öğrenci başarısını merkezi olarak ölçmeye başlamıştır. Bir başka ifadeyle, başarılı modelleri örnek almak zirvedeki pek çok ülke için de geçerli bir kuraldır.

4)Önümüzdeki dönemde gençlerimize dünya ile rekabet edebilecek donanımları kazandırmak için eğitim sistemimizde hangi reformları niçin ve nasıl yapmalıyız?

12 veri analizi ve önerisiyle raporu uzunca okumanızda fayda var.

Özet yapmak gerekirse ,  öncelikle kendimize bir hedef belirleyip , 12 öneriyi dikkate alıp öğretmenlerimizin 3 nesil boyunca hızla yol alıp , gelecek Türkiye’nin üst düzeylerde olmasını sağlamalıdır.

 

 

Türkçe olarak  sorulara  buradan ulaşabilirsiniz.

 

Diğer ingilizce bağlantılar :

PISA 2015 Science & Collaborative Problem Solving questions

Mathematics questions used in 2012, 2006 and 2003

Get the publication ‘Take the Test’

Try out a selection of PISA 2012 problem-solving, mathematics & financial literacy questions

Browse through computer-based questions

Reading questions used in 2009

Browse through computer-based questions

Reading questions used in 2009

 

 

 

  • Shredderchess