Kaç saat uykuya ihtiyacımız var ?

Hayatımızın her döneminde karşımıza çıkan , çeşitli uzmanlardan tarafından çeşitli söylemlerle aklımızın daha da karşılaştığı sorulardan biridir.

nocanvas_cocugunuzun-uyku-rehberi

Herhangi bir nedenle (Çocuk , hastalık , gürültü , eğlence , …. ) geç yattıysak , ertesi sabah akşam erken gelip erkenden yatmak istediğimizi düşündüren nedir?

Öncelikle bu uyku konusu araştırmakla bitmeyeceğini , hala çalışmalar yapıldığını iletmem gerekir.

Bu konuda bilimsel çalışmaları incelemek isterseniz buradan bilgi alabilirsiniz. Çocuklarla ilgili de bir yazı mevcut.

Meraklandığınız sorudan başlayalım .

Kaç saat uykuya ihtiyacımız var ? 

ABD Ulusal Uyku Vakfı, uyku ihtiyacının belirlenmesinde bireysel hayat tarzlarının kilit öneme sahip olduğunu söylüyor ve yaş gruplarına göre genel tavsiyelerde bulunuyor.

  • Yeni doğanlar (0-3 ay): İdeal olan, yeni doğan bir bebeğin her gün 14 ila 17 saat uyuması fakat 11 ila 13 saat arası da yeterli olabilir. Yeni doğanların 19 saatten fazla uyumamaları tavsiye ediliyor
  • Bebekler (4-11 ay): Tavsiye edilen süre 12-15 saat arası. En az 10 saat uyku da yeterli olabilir. Bebekler asla 18 saatten fazla uyumamalı
  • Yürümeye yeni başlayan çocuklar (1-2 yaş): Bu yaş grubunda olan çocukların 11-14 saat uyumaları tavsiye ediliyor fakat kabul edilen aralık 9-16 saat
  • Okul öncesi dönem (3-5 yaş): Uzmanlar bu grup için 10-13 saat aralığını öneriyor. 8 saatten az, 14 saatten fazla uyku ise uygun görülmüyor
  • Okul dönemi (6-13 yaş): Uyku Vakfı, 9 ila 11 saat arası uykuyu tavsiye ediyor. 7 saatten az veya 12 saatten fazla uyku ise sağlıklı görülmüyor
  • Ergenlik dönemi (14-17 yaş): Tavsiye edilen uyku süresi 8 ila 10 saat arası. Uyku Vakfı, 11 saatten fazla ve 7 saatten az olmaması gerektiği görüşünde
  • Genç yetişkinler (18-25 yaş): Bu yaş grubuna 7-9 saat uyku tavsiye ediliyor ve uyku süresinin 6 saatten az, 11 saatten fazla olmaması gerektiği belirtiliyor
  • Yetişkinler (24-64 yaş): Bu yaş grubuna genç yetişkinlerle aynı uyku süresi tavsiye ediliyor
  • İleri yaş grubu (65 yaş ve üstü): Sağlıklı görülen uyku süresi günde 7-8 saat fakat bu sürenin 5 saatten az olmaması ve 9 saati de aşmaması tavsiye ediliyor.

Uyku vakfının özetinden sonra şekerleme konusuna da kısaca değinmek istiyorum. Şekerlemenin uyku üzerindeki büyük yararlı etkisi bilinse de iş yerlerinde ve kültür içerisinde yer almaması şaşırtıcıdır. Bu konuda daha önce yazdığım makaleyi hatırlayanlar vardır. Sizlere tavsiyem özelliklere çocuklara şekerleme yaptırmanızda fayda vardır.

Peki derin bir uyku için ne yapacağız ? 

Bu konuda BBC bir yazı hazırlamış (Hem İngilizce hem Türkçe )  ve öğütler vermiş. Ben bu konuda deneyimlerimi aktarmak istiyorum. Bu yazıdaki önerilerden düzenli spor yapmak ve yatağa elketronik eşya almamanın yararını görenlerdenim. Diğerleri bana kalırsa kişiden kişiye değişecektir.

Arkadaşlarımla bu konuda konuşurken ilginç soruyla her seferinde karşılaşıyorum.

Hayatımızın yüzde kaçını uykuya ayırdığımız ve kaç saat uykusuzluğa dayanabildiğimiz soruları ben de hep merak etmiş , araştırmaya devam etmişimdir.

David Eagleman’ın bir çırpıda okuduğum Sonraki Hayattan Kırk Öykü adlı kitabında hayatımızdaki zamanın değerini ince ince işlemiş. Kitabı okumadıysanız şanslısınız , 1 saat içerisinde bitireceğinizi garanti ederim.

78 yaşına geldiğimizde kaba bir hesapla dokuz yılımızı televizyonseyrederek ya da laptop kullanrak, dört yılımızı araba sürerek, 92 günümüzü tuvalette, 48 günümüzü ise seks ile geçirmiş oluruz. Şimdiki Y ve Z kuşağının ortalaması daha da farklı.

Fakat ömür boyu yaptığımız etkinliklerin en uzunu hiç şüphesiz uykudur. 78 yaşına bastığımızda, uykuda geçirdiğimiz zaman 25 yılı bulmuş olacaktır.

uyku

Uyuma dürtüsünün neden bu kadar güçlü olduğu bilinmiyor. Uzmanlar uykunun tam olarak nasıl bir fonksiyonu olduğunun hala açıklanmaya ihtiyacı olduğunu, fakat genel olarak vücudumuzdaki sistemleri yeniden ayarladığını belirtiyor. Araştırmalar ayrıca düzenli ve gerektiği kadar uyumanın iyileşmeyi sağladığını, bağışıklığı güçlendirdiğini ve metabolizmayı düzenlediğini de gösteriyor.

Öte yandan yeterince uyumama halinde diyabet, kalp hastalıkları, obezite depresyon ve diğer rahatsızlıklara dair risklerin arttığı biliniyor. Belki de bu yüzden uyumamız gerektiğinde yorgunluk, enerji azlığı, gözlere bastırılıyormuş hissi duyarız. Uykuya karşı direndikçe konsantrasyonumuz ve kısa dönemli hafıza oluşturma yeteneğimiz dibe vurur.

Uykusuzluk öldürür mü ? Siz buradaki yazıya göz atarken ben de özetlemiş olayım. Uykusuzluk rekoru kimde ?

Bu konuda rekor Randy Gardner adlı Amerikalıya ait. Gardner, 1964’te 17 yaşındayken yapılan bir bilim fuarında yaptığı gönüllü deneyde, 11 günden fazla (264 saat) süreyle uyanık kalmıştır. Daha az güvenilir başka kaynaklar, 1977’de bir İngiliz kadının 18 gün boyunca sallanan iskemlede sallandığını belirtiyor.

Guinness Rekorlar Kitabı, insanların kasıtlı uyanık kalarak kendilerine zarar verebileceği gerekçesiyle birkaç yıl önce bu alandaki denemeleri kayda geçirmeye son verdi.

UYKU-PERİYODUMAMİDEDİ

Yapılan  kapsamlı bir çalışmayı inceleyelim.

Warwick Üniversitesi Kardiyovasküler tıp ve epidemiyoloji profesörü Franco Cappuccio, bir milyondan fazla insanın uyku alışkanlıkları hakkında sorulara yanıt verdiği ve daha sonra takip edildiği 16 çalışmayı analiz etti.

Cappuccio katılan insanları üç ana gruba ayırıyor:

  • Altı saatten daha az uyudum diyenler
  • Altı ila sekiz saat uyudum diyenler
  • Sekiz saatten daha fazla uyudum diyenler

Bu gruplarda yapılan analiz, az uyuyanlarda ölüm oranının orta uyku süresine sahip olanlara kıyasla yüzde 12 daha fazla olduğunu gösterdi.

Ancak, en uzun uyuyanların ölüm oranı orta gruptan yüzde 30 daha yüksek.Bu tablo, uyku süresinin ölüm riskinde önemli rol oynadığı anlamına geliyor.Uzun uykunun kabaca yüksek miktarda alkol almakla aynı ölçüde ölüm riski yarattığı ifade ediliyor.Ancak yine de fazla uykunun riski sigara riskinden daha az.

Uyku ve hafıza arasında yapılan bir çalışmayı da bu linkten okuyabilirsiniz.

TZV sitesinin üzerinden okuduğum haber de ilginizi çekebilir.

Başlangıçta söylediğim gibi o kadar araştırılacak ve öğrenilecek bilgi var ki , insan nereden başlayacağını bilemiyor . Sonuç olarak bol linlki bir yazı ortaya çıkııyor.

İyi araştırmalar ,

Share

Ve .. Sonraki Hayattan Kırk Öykü(Forty Tales from the Afterlives)

Kitabın içeriğiyle ilgili  fazla birşey söylemeyeceğim. Çünkü İsmet Berkan durumu gerçekten iyi özetlemiş.

Bilimi yaşatan , bilimi bizlere sevdiren nadir yazarlardan biridir. Son yıllarda böyle yazarlar sadece bazı dergilerde olduğunu da hatırlatayım.

Hürriyet gazetesinde yazdığı yazdığının içeriğini mutlaka okuduktan sonra kitapla ilgili yorumları okumanızı öneririm.

Guardian gazetesinin Science ekinde David Eagleman ile yapılan ropörtaj ve videosu   için:

http://www.guardian.co.uk/science/2010/apr/04/david-eagleman-40-afterlives

Eski Pulp solisti Jarvis   Cocker‘dan ve Stephen   Fry‘dan Sum okuması dinlemek için:
8524b001-90dc-4f83-bd76-7cbaec717743

Ön yazı :

Öldükten sonra başımıza neler gelir? Ve bu   insanlığımız hakkında bize neler söyler?

Sonraki hayatta Tanrı’nın bir   bakteri boyutunda ve varlığınızdan tamamen bihaber olduğunu keşfedebilirsiniz ya   da yanınızda yalnızca hatırladığınız insanları bulabilirsiniz. Kimi sonraki   hayatlarda tüm yaşlarınıza ayrılmış halinizdesinizdir, kimisinde kredi kart   kayıtlarınıza bakılarak yeniden yaratılırsınız, kimisindeyse aslında   olabileceğiniz ama olmadığınız kişiliklerinizin moral bozucu varlıklarıyla   birarada yaşamanız gerekir.

Eagleman aynı anda hem komik, hem hüzünlü hem   de sarsıcı olabilen kurmaca öyküleriyle geleneksel kavramlar kulesini yerle bir   ediyor ve bizlere kendimizi ‘burada’ ve ‘şimdide’ görmemizi sağlayan, büyüleyici   bir mercek sunuyor. Dudak uçuklatıcı bir hayal gücüne dayanan bu öykülerin   kökleri bilime, romantizme ve gizemli varoluşumuza yönelik huşuya dek uzanıyor.   Bu kitap, ölüm, ölümsüzlük, ümit, aşk, biyoloji ve insanlığımızın yepyeni   çehrelerini ortaya çıkaran arzunun bir karışımı.

synethesia

İngilizce açıklama :

At once funny, wistful and unsettling, Sum is a dazzling exploration of unexpected afterlives—each presented as a vignette that offers a stunning lens through which to see ourselves in the here and now.  In one afterlife, you may find that God is the size of a microbe and unaware of your existence. In another version, you work as a background character in other people’s dreams. Or you may find that God is a married couple, or that the universe is running backward, or that you are forced to live out your afterlife with annoying versions of who you could have been.  With a probing imagination and deep understanding of the human condition, acclaimed neuroscientist David Eagleman offers wonderfully imagined tales that shine a brilliant light on the here and now.
untitled

Kitabın arkasında ne yazıyor?

Guardian, Chicago Tribune, Scotsman ve Barnes and Noble 2009un en iyi kitapları
seçkilerinde

-“Bu yıl Eaglemanın Ve…sinden
daha baş döndürücü bir kitap okuyamazsınız.” Stephen Fry

-“Küçük bir büyük fikirler kitabı…Her öykü yeni bir Cennet.”
Brian Eno

-“Eagleman gerçekten farklı.
Ve…yi okuyun, büyülenin. Tekrar okuyun, tekrar büyülenin.” Time

-“Bu nefis ve düşündürücü öykü derlemesi, son
sayfa çevrildikten çok sonralari dahi okuyucunun zihnine musallat olmayi
sürdüren o tuhaf, sınıflandırılması güç kitaplar kategorisine ait.” Alexander
McCall Smith, NY Times

-“Şaşırtıcı derecede
orijinal… Dudak uçuklatacak kadar dahice.” Geoff Dyer, Observer

-“Ve.. dünyanızı ihtimaller ile
zenginleştirecek ve bunu yaparken size bir insanın hayal gücünün ne kadar derin
ve gizemli olabileceğini gösterecek.” Mary Postgate, Scotsman

-“Gerçekten muhteşem. Öykülerin yaratıcılığı,
anlaşılırlığı ve zekiliği ile tüm kitaba hükmeden dinginlik birleşerek ortaya
tamamen özgün bir yapıt çıkarıyor.” Philip Pullman

Öldükten sonra başımıza neler gelir? Ve bu insanlığımız hakkında
bize neler söyler?

Okuduktan sonra yorumlarınızı bekliyorum.

Share
  • Shredderchess